Araç çubuğuna atla
Kitap

Zülfü Livaneli “Kardeşimin Hikayesi” Kitabı Üzerine Düşünceler

Zülfü Livaneli, gerek sade anlaşılabilir diliyle, gerekse çarpıcı hikaye kurgusuyla okuyucusundan ilgi çekmeyi başaran nadir yazarlardan. Serenad, herkesin dilinde ama ben diğer kitaplarınında en az Serenad kadar güzel bir hikaye, olay örgüsünden ibaret olduğuna eminim. Sade, açık, yalın diliyle herkesin mutlaka bir gün bir kitabını okuyacağını düşünüyorum buna bende de dahil

Yerli yazarlara karşı ben biraz ön yargı sahibi insandım. Post modernist yazarlara karşı özellikle Cumhuriyet Dönemi ve öncesi. Evet, konular az çok belliydi. Bu yazarlar ne işleyebilir de okuyucunun dikkatini çeker? Sorusu her daim beni düşündürmüştür. Her şeyden önce Zülfü Livaneli’nin Serenad kitabı önce bir okunmalı, sonra bir süre etkisinde kalınmalı, sonrasında ise merakla diğer kitaplarına geçilmeli. Evde kaldığımız şu günlerde bizim için güzel bir fırsat. “Kardeşimin Hikayesi” kitabına gelecek olursak, sizi yine şaşırtacak sürpriz sonla, olay örgüsüyle, başlarda anlayamayacağınız uzun hikayelerle ama derinleştikçe ama bu kadar da olur mu diyeceğiniz bir kitap.

Kitap, İstanbul’dan uzakta bir Karadeniz kasabasında işlenen cinayetle başlıyor. Cinayete yakın olan tanıklarla başlayan öykü aslında iki ikiz kardeşin farklı kişiliklerinin hikayesinde devam ederek konuyu biraz dağıtsa da sonlara doğru anlamlı, ürpertici bir sonla sizi saracağından eminim. İkiz kardeşlerin farklı hikayesinden yola çıkıp aslında bu kardeşlerin birisinin, diğerinin karakterine bürünmüş gibi hikayeler anlatması, gerçekten usta kalemin elinden çıkan güzel bir öykü dedirtiyor insana. Çok fazla tüyo vermeden okumanızı tavsiye edeceğim bir kitap. Sonrasında nasıl olsa düşüncelerinizi paylaşırsınız. Sevgiler 🙂

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı